bg-top
Kategori arşivi

Kişisel

Üretkenlik, çalışma hayatı, yapay zekâ, teknoloji ve gündelik yaşama dair kişisel notlar.

Yazıları keşfet

Kişisel Yazıları

1999’da Tasarıma Başlamak Bugünden Bakınca Ne Anlama Geliyor?
Kişisel Kişisel
Saat 8 dk okuma
Takvim 30 Ağu 2026

1999’da Tasarıma Başlamak Bugünden Bakınca Ne Anlama Geliyor?

1999’da tasarıma başlamış olmak yalnızca uzun bir deneyim süresi anlamına gelmiyor. Araçların, görsel eğilimlerin ve kullanıcı beklentilerinin defalarca değiştiğini görmek; her yeni dönemde bazı alışkanlıkları bırakıp yeniden öğrenmek anlamına geliyor.

Devamını Oku
Kişisel Kişisel

Tasarım, Kod ve Üretim Üzerine Bir Blog

Saat 1 dk okuma
Takvim 23 Ağu 2026
Tasarım, Kod ve Üretim Üzerine Bir Blog
Devamını Oku
Kategori rehberi

Kişisel hakkında

Her düşünceyi teknik bir başlığın, çözüm rehberinin veya mesleki değerlendirmenin içine yerleştirmek mümkün değil. Bazen üzerinde uzun süredir düşündüğüm bir konuyu yazmak, yaşadığım bir deneyimi anlatmak veya günlük hayatın içinde dikkatimi çeken bir ayrıntıyı paylaşmak isteyebilirim.

Kişisel kategorisi, blogun belirli bir mesleki çerçeveye bağlı kalmadan yazabileceğim bölümü olacak. Burada teknoloji, tasarım ve yazılım dünyasının dışına çıkabileceğim gibi, yıllardır yaptığım işlerin hayatıma ve düşünme biçimime nasıl etki ettiğine de değinebilirim. Konular birbirinden farklı olsa bile içeriklerin ortak noktası, doğrudan kendi gözlemlerime ve deneyimlerime dayanması olacak.

İnternette içerik üretirken her yazının bir sorunu çözmesi, belirli bir anahtar kelimeyi hedeflemesi veya okuyucuya maddeler hâlinde tavsiyeler vermesi gerektiği düşünülüyor. Oysa bazı yazıların amacı kesin bir cevap sunmak değildir. Bir düşünceyi kayda geçirmek, farklı bir açıdan bakmak veya zaman içinde değişen fikirlerin izini tutmak da yazmak için yeterli bir neden olabilir.

Bu kategoride zaman zaman geçmişe dönüp mesleki yolculuğumun farklı dönemlerinden söz edebilirim. Teknolojinin, internetin ve çalışma biçimlerinin yıllar içinde nasıl değiştiğini yalnızca teknik gelişmeler üzerinden değil, bu değişimin günlük hayatta oluşturduğu etkiler üzerinden değerlendirebilirim.

Uzun süredir aynı alanda çalışınca yalnızca kullanılan araçlar değişmiyor. İşe bakış biçimi, öncelikler ve başarı tanımı da zamanla farklılaşıyor. İlk yıllarda yeni bir şey üretebilmek tek başına yeterince heyecan vericiyken ilerleyen dönemlerde yapılan işin sürdürülebilirliği, sağladığı gerçek fayda ve hayata bıraktığı alan daha önemli hâle gelebiliyor.

Bu değişim her zaman düzenli bir ilerleme şeklinde yaşanmıyor. Bazen yıllardır uyguladığınız bir yöntemin artık işe yaramadığını fark ediyorsunuz. Bazen daha önce önemsemediğiniz bir konu, yaşadığınız tek bir olaydan sonra önceliğiniz hâline geliyor. Bazı kararların doğru olup olmadığını ise ancak üzerinden yeterince zaman geçtiğinde anlayabiliyorsunuz.

Kişisel kategorisinde bu tür değişimlere, kararlara ve geriye dönüp bakıldığında daha farklı görünen deneyimlere yer vereceğim. Her yazının sonunda çıkarılacak kesin bir ders olmayabilir. Yaşanan bir durumu bütün yönleriyle anlatmak, bazen onu birkaç maddelik sonuca dönüştürmekten daha anlamlıdır.

Çalışma hayatı ile kişisel hayat arasındaki ilişki de bu kategorinin konularından biri olabilir. Kendi işini yapmak özgürlük sağlarken iş ile günlük yaşam arasındaki sınırların kaybolmasına da neden olabiliyor. Bilgisayarın başından kalktıktan sonra bile zihnin projelerle meşgul olması, tamamlanmamış işleri sürekli düşünmek veya dinlenirken çalışmadığınız için rahatsızlık hissetmek bu düzenin görünmeyen tarafları arasında.

Özellikle uzun süre bilgisayar başında çalışan biri için zamanın büyük bölümünü üretken olmaya göre düzenlemek kolay. Ancak hayat yalnızca tamamlanan projelerden ve çözülen sorunlardan oluşmuyor. Sağlık, aile, dinlenme, merak edilen konular ve yalnızca keyif verdiği için yapılan şeyler de aynı hayatın parçaları.

Bu başlıklar hakkında yazarken uzman görüşü veriyormuş gibi davranmayacağım. Kendi yaşadıklarımı, düşündüklerimi ve öğrendiklerimi aktaracağım. Sağlık, alışkanlıklar veya hayat düzeni gibi konularda kişisel deneyim ile herkes için geçerli bilgi arasındaki sınırı korumaya çalışacağım. Bir yöntemin bende işe yaraması, aynı yöntemin herkes için doğru olduğu anlamına gelmez.

İzlediğim yapımlar, ilgimi çeken hikâyeler, okuduğum içerikler ve zaman zaman üzerine düşündüğüm gündelik konular da burada yer bulabilir. Bir anime üzerine düşüncelerimle çalışma alışkanlıkları hakkında yazdığım bir içerik ilk bakışta birbirinden uzak görünebilir. Ancak bu kategorinin amacı zaten bütün yazıları tek bir teknik konu altında toplamak değil; blogun daha kişisel ve serbest tarafına alan açmak.

Bu serbestlik, aklıma gelen her şeyi herhangi bir süzgeçten geçirmeden paylaşacağım anlamına gelmiyor. Yazmaya değer bulduğum, üzerinde gerçekten düşündüğüm veya başkasının da kendinden bir parça bulabileceğine inandığım konuları ele alacağım. Bazen uzun bir değerlendirme, bazen geçmişten bir anı, bazen de tek bir sorunun etrafında gelişen daha kısa bir yazı olabilir.

Kişisel yazılarda her zaman tarafsız görünmeye çalışmanın da gerekli olduğunu düşünmüyorum. Teknik bir içerikte doğrulanabilir bilgi ve çalışan çözüm önemlidir. Kişisel bir metinde ise düşüncenin kime ait olduğu, hangi deneyimden doğduğu ve zaman içinde değişebileceği açıkça bellidir. Buradaki yazılar da doğal olarak benim o günkü bakışımı taşıyacak.

Belki yıllar sonra bazı düşüncelerime artık katılmayacağım. Bazı kararları bugün verdiğimden farklı değerlendireceğim. Ancak kişisel bir blogu değerli kılan taraflardan biri de bu değişimi görebilmek. Yalnızca ulaşılan sonuçları değil, o sonuçlara giderken hangi aşamalardan geçildiğini de kayda geçirmek.

Kısacası Kişisel kategorisi, uzmanlık alanlarımın ve yaptığım işlerin arkasındaki insanı biraz daha görünür kılan bölüm olacak. Her yazının teknik bir çözüm, mesleki tavsiye veya uygulanacak yöntem sunması gerekmeyecek. Bazen yalnızca gerçekten düşündüğüm bir şeyi, bana ait bir dille anlatmak yeterli olacak.

bg-top