5. Freelancer
Freelancer olarak çalışmak, bir işi belirli bir yerde ve belirli saatler içinde yapmak zorunda olmamak şeklinde anlatılıyor. Dışarıdan bakıldığında çalışma saatlerini kendin belirlediğin, istediğin müşteriyi seçtiğin ve dilediğin yerden çalışabildiğin özgür bir düzen gibi görünüyor. Bunların belirli ölçüde karşılığı var. Ancak freelancer olmak, yalnızca bir mesleği bağımsız biçimde yapmak anlamına gelmiyor.
Bir şirkette çalışırken satış, müşteri ilişkileri, proje yönetimi, muhasebe ve teknik destek farklı kişiler tarafından yürütülebilir. Freelancer olarak çalıştığınızda ise çoğu zaman bu sorumlulukların tamamı aynı kişide toplanır. Bir yandan mevcut projeyi geliştirirken diğer yandan yeni talepleri değerlendirmeniz, teklif hazırlamanız, müşterilerle iletişim kurmanız ve ödeme süreçlerini takip etmeniz gerekir.
Bu kategoride freelancer olarak çalışmanın yalnızca rahat veya zor taraflarından söz etmeyeceğim. Yıllar içinde karşılaştığım durumları, yaptığım hataları, zamanla değiştirdiğim çalışma biçimlerini ve bugün benzer bir durumda nasıl hareket ettiğimi paylaşacağım.
Müşteriyle ilk görüşmeden projenin teslimine kadar ilerleyen süreç, burada ele alacağım konuların önemli bir bölümünü oluşturacak. Bir talebin nasıl anlaşılabileceği, proje kapsamının nasıl belirlenmesi gerektiği, hangi soruların tekliften önce sorulacağı ve belirsiz bırakılan ayrıntıların ilerleyen aşamalarda nasıl sorunlara dönüştüğü üzerinde duracağım.
Fiyatlandırma da freelancer çalışmanın en zor konularından biri. Bir projeye yalnızca harcanacak saat üzerinden fiyat vermek çoğu zaman yeterli olmaz. İşin teknik zorluğu, taşıdığı sorumluluk, toplantılar, revizyonlar, araştırma süresi, harici servisler ve teslim sonrasında verilecek destek de çalışmanın bir parçasıdır. Çok düşük fiyat vermek her zaman işi kazanmayı sağlamadığı gibi, alınan projenin sürdürülebilir olmasını da engelleyebilir.
Teklif hazırlarken yalnızca toplam fiyatı yazmak da yeterli değildir. Nelerin yapılacağı kadar nelerin kapsam dışında kaldığının belirtilmesi gerekir. Aksi hâlde taraflar aynı proje hakkında farklı beklentilere sahip olabilir. Müşteri küçük bir düzenleme beklediğini düşünürken teknik tarafta yeni bir modül, veri yapısı veya entegrasyon gerekebilir.
Revizyon ile yeni geliştirme arasındaki ayrım bu nedenle önemlidir. Bir başlığın değiştirilmesiyle sayfaya yeni bir işlev eklenmesi aynı kapsamda değerlendirilemez. Ancak proje başlangıcında sınırlar açık biçimde konuşulmadığında, süreç içinde gelen her talep doğal bir revizyon olarak görülebilir. Bu durum yalnızca freelancer için zaman kaybı oluşturmaz; teslim tarihini ve projenin genel düzenini de etkiler.
Müşteri iletişiminde yaşanan sorunları da tek taraflı ele almayacağım. Her gecikmenin veya anlaşmazlığın nedeni müşteri değildir. Teknik bilgiyi gereğinden fazla kullanmak, önemli kararları yazılı hâle getirmemek, gerçekçi olmayan teslim tarihleri vermek veya ortaya çıkan bir sorunu zamanında bildirmemek freelancer tarafında yapılan hatalardır. İyi iletişim yalnızca nazik konuşmak değil, sürecin hangi noktada olduğunu karşı tarafın anlayabileceği açıklıkta aktarabilmektir.
Freelancer çalışırken zamanı yönetmek de yalnızca günlük bir görev listesi hazırlamaktan ibaret değil. Aynı anda birkaç proje yürütüldüğünde küçük talepler günün büyük bölümünü parçalayabilir. Birkaç dakikalık işler, mesajlar, toplantılar ve beklenmeyen sunucu sorunları planlanan geliştirme süresini kolayca ortadan kaldırabilir.
Bu nedenle çalışma düzeni oluştururken yalnızca ne kadar süre çalışıldığına değil, o sürenin ne kadarının gerçekten üretime ayrılabildiğine bakmak gerekir. Her mesaja anında cevap vermek ulaşılabilir görünmenizi sağlayabilir; fakat kesintisiz odaklanma gerektiren işlerin tamamlanmasını zorlaştırabilir. Müşteriyle iletişimi aksatmadan çalışma zamanını koruyabilmek, zaman içinde kurulması gereken bir dengedir.
Bu kategoride ödeme planları, ön ödeme, sözleşme, bakım ve destek süreçleri gibi daha az konuşulan konulara da yer vereceğim. Proje teslim edildiğinde çalışma her zaman tamamen sona ermez. Güncellemeler, yedekleme, güvenlik, sunucu sorunları ve yeni talepler devam edebilir. Bu hizmetlerin proje bedeline dahil olup olmadığı baştan belli değilse teslim sonrasında yeni belirsizlikler ortaya çıkar.
Yeni müşteri bulma ve mevcut müşterilerle uzun süreli çalışma konularını da gerçekçi biçimde ele alacağım. Freelancer için her yeni iş sıfırdan müşteri aramak anlamına gelirse düzenli bir çalışma sistemi kurmak zorlaşır. Güvenilir iletişim, zamanında teslim ve teslim sonrasında ulaşılabilir olmak; çoğu zaman sürekli reklam yapmaktan daha kalıcı iş ilişkileri oluşturur. Ancak ulaşılabilir olmak, sınırsız ve ücretsiz destek vermek anlamına da gelmez.
Freelancer olarak çalışmanın psikolojik tarafı da var. Gelirin her ay aynı olmaması, yoğun dönemlerin ardından işlerin yavaşlaması, aynı anda hem üretici hem karar verici olmak ve yaşanan her sorunun doğrudan size ulaşması zaman zaman yorucu olabilir. Buna karşılık hangi projelerde çalışacağınıza karar verebilmek, kendi yöntemlerinizi geliştirmek ve yaptığınız işin sonucunu doğrudan görebilmek bu çalışma biçiminin değerli taraflarıdır.
Buradaki içerikler “şu kadar sürede freelancer olun” veya “evden çalışarak kolayca gelir elde edin” türünde gerçek karşılığı olmayan vaatlerden oluşmayacak. Freelancer çalışmanın günlük gerçeklerini, görünmeyen sorumluluklarını ve zaman içinde öğrenilen küçük ama önemli ayrıntıları anlatacağım.
Çünkü freelancer olmak yalnızca yaptığınız işi iyi bilmekle sürdürülebilecek bir çalışma biçimi değil. Doğru işi seçebilmek, kapsamı belirlemek, zamanı yönetmek, iletişimi korumak ve emeğinizin karşılığını alabileceğiniz bir düzen kurmak da bu işin parçası.