Kişisel Gelişim
Trend

Z Kuşağısın Keşke Ölsen! :)

Çatışma mı, anlayamamak mı, korkmak mı?

Önceki kuşakların alt kuşakları acımasızca eleştirdiği, yaşamlarını ve tarzlarını anlamsız bulduğu bir dönemde yaşıyoruz. Örneğin telefonu sürekli elinde olan bir bireyi saygısızlıkla suçlayan, sosyal medya fenomeni olarak para kazanacağını söyleyen bir genci “boş beleş işlerle uğraşıyor” diye eleştiren pek çok ebeveyn ya da iş veren görebilirsiniz. Peki bu konuda haklılar mı, yoksa insan doğasının bir parçası olan “anlamadığı şeyden korkması” olarak yorumlanabilecek bir durum mu? Uzmanlar şu an hala hayatta olan nesilleri 5 grupta inceliyorlar. Bunlar; Sessiz Kuşak ( ~ – 1945 ), Bebek Bombardımanı (1945 – 1964), X Jenerasyonu (1965-1979), Milenyaller (1980-2000), ve hayatımıza bomba etkisi yaratan Z Kuşağı. Z Kuşağı’nı irdelemeden önce, İsimlerini ve tarih aralıklarını verdiğim jenerasyonlara biraz yakından bakalım. Özellikleri ve farklılıkları ortaya çıkınca, bir de üzerine tarihsel süreçte karşılaştıkları gerçeklik işin içine katılınca konuyu daha iyi anlamış olacağız.

kuşaklar

Sessiz Kuşak

Bir Y kuşağı olarak aslında ebeveyn ya da onların bir üst jenerasyonu olan bu kuşak, dünyanın şu anki haline gelmesinde pay sahibi olan kuşaktır. Halden bahsederken aslında haritadan bahsediyorum. Bu kuşak iki büyük dünya savaşını ve bu savaşlar çevresinde şekillenip başlayan ve biten diğer pek çok savaşı gören kuşak. Belki de kuşaklar arasında bazı konularda en şanssız olanları. Düşünsenize hayatınızı yaşayacağınız dönemde ortalık karışık, her ülke birbirine savaş açmış ve birbirini yok edercesine savaşıyor. Tabi döneme bu perspektiften bakınca; bu kuşağın hemen hemen her şeye erişiminin kısıtlı olduğunu, kaynaklarının kısır olduğunu anlayabilirsiniz. O nedenle buldukları her fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeleri, otoriteyi tanımaları ve rutin bir hayatın en sağlıklısı olduğunu düşünmelerinin sebepleri de bu olsa gerek. Bu jenerasyon doğal olarak teknoloji ile pek dost değil. Kendi döneminin şartları ile bugünün şartları arasındaki uçurum sebebiyle artık herhangi bir duruma etki ya da katkısı olduğu alan çok kısıtlı.

Bebek Bombardımanı Kuşağı

Bu kuşak iki dünya savaşı sonrası dünyaya gelen kuşak olmaları sebebiyle, dünyada düşen nüfusun tekrar toparlanması için reklam kampanyaları ile tabiri caizse çiftleşmeye ve üremeye teşvik edilen kuşaktır. Amerika’da ortaya çıkan çoğalmak iyidir konseptli reklam ve söylemlerle bu kuşağın cinsel hayatı terörize edilmiştir tabiri caizse 😊 Bu kuşak şimdilerde emekliliğinin tadını çıkara dursun aslında bugünkü iş hayatının kurucuları da bu kuşaktır. Savaş sonrası dönemde tutumlu olmak, para biriktirmek, mal mülk satın almak ve geleceğe yatırım yapmak konularında uzmandırlar. O nedenle de hem alt hem de üst kuşakları ile araları hep limonidir. Üst kuşağı kaderciliği nedeniyle, alt kuşağı ise vurdum duymazlığı ve hovardalığı nedeniyle suçlarlar. Haklı oldukları noktalar olsa da her birey doğduğu dönemin şartları ölçüsünde bir hayat çizgisine sahiptir. İşlerinde disiplinli ve adımları tutarlıdır. Maalesef iş dünyasına daha uzun süre yön vermeleri yararlı olacakken emeklilik yaşları gelmiş ve yavaş yavaş iş dünyasından çekilmişlerdir.baby boomers - bebek bombardımanı kuşağı

X Kuşağı – Kayıp Kuşak

Douglas Coupland’ın romanında yer verdiği kuşağa verilen isim. Bahsettiğim romanda bu kuşağı anlatırken şu ifadelere yer vermiştir.
“Bizler mahallemizde küçük hayatlar yaşıyoruz; marjinaliz olmuşuz, katılmayı reddettiğimiz şeylerin haddi hesabı yok. Sessizlik istemiştik, artık bu sessizliğe sahibiz. Buraya geldiğimizde suratlarımız ergenlik sivilceleriyle ve çıbanlarıyla kaplıydı, Bağırsaklarımız öyle bir düğümlenmişti ki bir daha görevlerini yerine getiremeyeceklerinden korkuyorduk. Fotokopi makinalarının yaydığı koku yüzünden, white-out kokusu yüzünden, evraklardan yayılan koku yüzünden ve karşılığında ufacık bir alkış alacağımız ama başarmak için kendimizi parçaladığımız o zorlu işlerin altından kalkmak için harcadığımız çabanın bitmek bilmeyen stresi yüzünden bütün sistemlerimiz iflas etmişti. Alışverişle yaratıcılığı birbirine karıştırmamıza, sakinleştirici alıp cumartesi gecelerini video dükkanlarından kiraladığımız kasetleri seyrederek geçirirsek her şeyin yoluna gireceğini sanmamıza neden olan baskılara maruz kalmıştık. Fakat artık çölde yaşıyoruz ve her şey çok ama çok daha güzel.”
Anne babaları yoğun bir tempoda dünya ekonomisini ayağa kaldırmaya ve emperyalizmin çarkında ezilirken kendi başının çaresine bakmakla yükümlü kuşaktır X kuşağındakiler. Bu kuşak teknolojik gelişmelere kısmen adapte olsa da bir Y ya da Z kuşağı mensubuna göre teknolojide başarılı oldukları söylenemez. Zaten bilgisayar ve interneti de eğlence amacıyla pek kullanmazlar. İnternet’in yaygınlaşmaya başladığı yıllarda dümen başında olan bu kuşak, kendi dönemlerinde ortaya çıkmış olan teknolojiler haricinde pek etliye sütlüye dokunmazlar. Sosyal ilişkileri güçlüdür. Hümanisttirler. Hippi tarzının yükselişe geçmesiyle de bu kuşağın sistem karşıtı ve otoriteye baş kaldırmaya hazır olduğu hissedilir bir gerçektir.

x jenerasyonu - kayıp kuşak

Y Kuşağı – Milenyaller

Bu grup önceki tüm jenerasyonların tersine parayı bir amaç değil araç olarak gören jenerasyondur. Başkaları adına çalışmak yerine kendileri adına çalışmayı ve dolayısıyla da durumun risklerini almayı severler. Yaratıcı bir kuşaktır. Mühendislik, moda tasarımı, bilişim gibi işlerde başarılı olurlar. Bunun sebebi teknolojik gelişmelerle erken yaşta kendilerini geliştirme fırsatı bulmuşlardır. Ülkemiz özelinde baktığımızda da yapılan son darbede hala bebek olan bu kuşak, dönemin karanlık izlerinden izole olarak büyümüştür. Tabi ekonomik zorluklardan bahsetmiyorum. Onlar hala hayatımızın bir parçası. Bahsettiğim şey siyasi uçurumlar sebebiyle sokaklarda karşıt görüşlülerin birbirini öldürmeleri vb. olaylar. Bu grup teknolojide önceki kuşaklara göre daha başarılı olsa da kendinden sonra dünyaya gelen Z kuşağı kadar başarılı değildir. Otoriteyi sevmezler. İşlerini yaparlar ama gerisine karışmak istemezler. Önceki kuşakların yatırım fikrine karşı çıkar ve kazançlarını kendi gelişimlerine, gezi ve eğlencelerine harcama eğilimindedirler. Hal böyle olunca da entelektüel olarak altı dolu, dünyayı tanıyan ve anlamaya çalışan, toplumsal sorunlarda ses yükseltmekten çekinmeyen bir kuşaktır. Sessiz kuşağın en iyi anlaştığı kuşaktır. Sessiz kuşak için değişilmez olan saygı kuralları bu kuşakta hala canlıdır. Hala özel günlerde el öpmek, büyükler konuşunca susmak ve elindeki işi bırakarak dikkatini ona vermek gibi adı konmamış kurallara uyarlar. Şanslı kuşaktır. Büyürken insanların bu kadar yozlaşmadığı bir dönemde, ayakları toprağa basarak ve arkadaşlarıyla bütün gün sokakta top oynayarak, misket sallayarak ve bisiklete binerek büyümüştür. Tabi bu çocukluk ve gençlik onların bireysellikten uzak kalmalarını önleyememiş, öz güvenleri yüksek ve kendilerinde her şeyi başarma gücü olduğunu düşünmelerini sağlamıştır. Bu jenerasyon öncekilerin aksine savaş, kısıtlı kaynaklar ve darbelerin etkilerine çok az maruz kalmıştır. Bu da yaratıcılıklarını olumlu yönde etkileyerek istedikleri hayatı yaşamalarında rol oynamıştır. Genel hatları ile baktığımızda durumu izah etmeye çalıştım çünkü tüm jenerasyonun aynı özellikleri taşıma ihtimali olmadığı gerçeğini göz ardı edemeyiz…

y jenerasyonu - yaratıcı kuşak

Z – Kuşağı – Bugünümüz ve Geleceğimiz

Yukarıda bahsettiğim 4 kuşağında beğenmediği, eleştirdiği ve tabiri caizse yerden yere vurduğu kuşaktır. Tabi bu 4 kuşak içinde Y leri bir kenara ayırmak gerekiyor. Çünkü bu kuşağın içine doğduğu şart ve imkanları en iyi analiz etme şansı olanlar Y kuşağındaki bireylerdir. Y kuşağı öncesi kişiler ise bu kuşaktan konu açıldığında korkuyla iğrenme arası bir tavır takınırlar. Halbuki kendilerine doğru gelmeyen şeylerin doğru çıkma olasılığı her zaman vardır. Bu kuşak içine doğduğu teknoloji ile en iyi uyum sağlamış kuşaktır. Aynı anda birkaç şeyle uğraşmak, teknoloji ile desteklenmiş beyinleri ile yaptıkları basit bir iştir. Bu kuşak tüplü televizyon nedir bilmez, sokakta misket yuvarlamayı bilmez, iletişim ağlarının ilkel halini ise hiç bilmezler. İnternet’in dünyayı bir avuca sığdırdığı bir noktada kültürlerin iç içe geçmesi de kaçınılmaz bir sonuçtur. Her kuşak istikbalin kendi bildiği yoldan daha doğru kazanılacağını düşünür ama değişen gerçekliğe uyum sağlayamadığı için de bu yanılgı içinde kaybolur. Aklı başında bilim insanlarına sorduğunuzda Z kuşağı için “insan evriminin sonraki adımı” yorumunu yapar. Bu kuşak duygusallıktan önceki kuşaklara nazaran daha uzaktır. Onların koyduğu adı konmamış kurallar onlar için hiçbir anlam ifade etmez. Espri anlayışları farklıdır. Temel fıkraları anlatmaktansa günlük olaylar üzerinden espriler üretmeyi yeğlerler. Diğer jenerasyonun eleştirdiği ve kaygılandığı pek çok konu onlar için gündem oluşturmaz. Peki bu eleştirilerde ne kadar haklıyız? Ya da endişe ve eleştirilerimiz gerçeği yansıtıyor mu? Bu soruların cevabını M.Ö 800 yılında Hestiot’un şu sözleri ile bulabiliriz sanırım :
“Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere büyüklere karşı saygılı olmayı öğretmişlerdi şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar, çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar hemen terfi etmek istiyorlar, hemen kariyer planı istiyorlar ve her şeyi dün istiyorlar !”

z jenerasyonu - insanoğlu 2.0
Şu an bu yazıyı okuyan sizler hangi jenerasyondan olursanız olun, bugün Z kuşağını eleştirirken aynı cümleleri kullanmadığınızı söyleyebilir misiniz?
Dünya her geçen gün gelişip değişiyor. Evrim’e baktığınızda her canlının iklimsel değişimlere ve yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik olarak değiştiğini görürsünüz. Teknolojinin hayatımıza bu kadar entegre olduğu, tabiri caizse tuvalette bile teknolojisiz yapamadığımız bir dönemde, insanların da buna uyum sağlamak zorunda olduğu gerçeğini artık anlamak zorundayız. Evet, toplumsal ve kültürel değişim sizlerin ve bizlerin umduğundan hızlı ve keskin çizgilere sahip olabilir, ama bu sizin doğrularınızın çağın doğrularını çürüttüğünü göstermez. Dünya değişiyor, insanlar değişiyor ve unutmayın değişmeyen ve gelişmeyen her şey bir gün tıkanır ve sistem tıkanıklıkları yok etmekte ustadır!

O nedenledir ki değişimlere kapılarınızı kapatmak yerine onları anlamayı ve tanımayı seçmek zorundayız. Z kuşağı ile iletişim kurmak isteyen kuşaklar, size tavsiyem bu kuşağın zevk aldığı şeyleri öğrenmeniz. Bu kuşağın düşünce yapısını anlamak için biraz bilgisayar gibi düşünmek gerekiyor. Çünkü bu kuşak 2 yaşında eline kitap verdiğinizde kitabın yüzeyine Apple tarafından hayatımıza sokulan o meşhur büyütme hareketini yapmakta. Ve ister darılın ister gücenin ama bu duruma biraz da siz sebep oldunuz. Hemde kendi özgürlüğünüz için, sırf size kolaylık olsun diye elleri tutmaya başlayan, algıları açılan bebeklerinizin eline tablet ya da telefon vererek  …

Evrim Kuran’ın Kuşakları anlamak konulu TEDx  konuşmasına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

O yüzden suçlu arayanınız varsa önce aynanın karşısına geçmesini tavsiye ederim. Vakit ayırdığınız ve okuduğunuz için teşekkür ederim. Sevgiyle Kalın <3

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yaman

Her ne kadar Turizm ile uğraşsam da web teknolojileri ve tarih konuları benim için kırmızı çizgiler :) Araştırmadan, okumadan ve öğrenmeden duramıyorum. Tabii öğrendikçe de burada paylaşmaya çalışıyorum...

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı